20 Ağustos 2009 Perşembe

2 dk dusunmeden gecmezken

Aşığın gönlü çok yüce. Ne olursa olsun sever çünkü. Sevmekten vazgeçmez. İtilmek, istenmemek, geri çevrilmek, süründürülmek, sevgiden saygıdan nasibini alamamak dahi onu aşık olmaktan vezgeçiremez. Oysa aşık hiçbirini hakketmez, görüyorsa da bir eziyet sözkonusu demektir. Ama bu eziyeti yalnız aşık olan anlar ve aşık olan aşkına aşık gibi davranır.
Eziyeti kim sever, kim ister? Körü körüne aşık kimse bile istemez ama katlanır. Aşık her şeye katlanır. Gerçekten kördür, aşkından kör olmuştur.
Körüm ve eziyetin alasını görsem de katlanıyorum. Bitti desem de seviyorum. Vazgeçemiyorum. Unutamıyorum. Unut denilse de yapamıyorum, kendi kendime bunu desem de kulağımın birini hep açık bırakıyorum. Sevmekten, aşkımdan vazgeçmek istemiyorum.
Diğer yandan s.ktir lan ne aşkı diyorum. Sen ota b.ka böceğe aşık olma potansiyeline sahip bir mahluksun. Çünkü için boş, beynin boş, kalbin boş, koccaman boşluksun. Yuları tutulmazsa bayır bayır dolaşırsın.
Yazık ki kendime bunları diyorum. Sebebi ayrandan olma gönlüm değil. Bu bambaşka birşey, aşksız yaşanmaz gibi birşey.
Yaşanmamalı aşksız. Sevgisiz kalmamalı hiçbir insan. Karşılıksız olsa da aşk vücuda bahar gibi, hem de iki türlüsü aynı anda. Hüsranı bile bir yerde güzel aslında. Sonra bu işin yazı var kışı var. Aşıksan yazın ferah olursun kışında sımsıcak. Değilsen mevsimsizsin. Her günün bir gün öncesinin aynı, mevsim dönmeyen türden. Havan değişmez, ne soğuğu hissedersin ne de kışı. Sanki kapalı bir yerden hiç çıkamıyor, her türlü yalıtılmış bir ortamda yaşıyor gibi olursun.
Üzülüyorum duygularından arınmış insanlara. Kabul etmiyorum gerçi bir insanın duygularından arınmış olabileceğini. Bu gerçekse genel geçer değildir nazarımda. Duygularından arınabilir mi hiç bir insan? Hiç mutlu olmaz mı? Üzülmez mi? İçi yanmaz mı? Nefret etmez mi? Sevmez mi? Nasıl engel olabilir sevinç kahkalarına ya da nasıl tutar mutsuzluk gözyaşlarını? Gülümsemesi bile yalan demez misin sonra? Dersin. Asla güvenmezsin o kişiye eğer duygularından arındığına inanırsan. Ben inanmamıştım. Eziyet etmeye vuruyorum bu söylemi. Biri sana aşıkken sen geçip de karşına duygularından arınmış insan taklidi yapıyorsan, göz göre göre o insana eziyet ediyorsun demektir. Ne hakkın var diye sormuyorum? Sadece bir gün aşık olup karşısına kendisinden daha gerçekçi duygularından arınmış taklidi yapan birisini diliyorum. Bedduaysa bu yatsın kalksın şükretsin bu lafıma, böyle olursa en azından aşık olduğunu anlar, azıcık içinde insanlığa dair birşey yeşerir ve belki hatasının farkına varır.
Doğrusu karşıma çıkmadan gidip yine yanlış birisini seveceğime son yanlışımla biraz daha avunayım dedim. Yularımı karanlıkta ve boşlukta bir yere bağladım. Ne biri tutsun ne boşta kalsın. Yoruldum artık koşmaktan. Usandım yanlış adamlara hakketiğinden fazlasını vermekten. Ben de bıktım senin türünden.

Hiç yorum yok: